"Katar, Arap Baharı devrimlerine destek olduğu için cezalandırılıyor"

Eski Tunus Cumhurbaşkanı Merzuki: "Katar operasyonu, Arap Baharı'ndaki devrimlerin tasfiyesinin son adımıdır. Katar, Arap Baharı devrimlerine destek olduğu için cezalandırılıyor" "Arap Baharı'nın başarısızlığa uğratılmasının ardından sıra bu süreci destekleyenleri temizlemeye geldi ki bunların başında Türkiye ve Katar geliyor"

15.06.2017 Perşembe 13:17

Tunus'un eski Cumhurbaşkanı ve İrade Hareketi Partisi Genel Başkanı Munsif Merzuki, Katar'ın, "Arap Baharı devrimlerine destek olduğu için" bazı ülkelerin uyguladığı diplomatik ambargoyla "cezalandırıldığını" söyledi. "Arap Baharı" olarak bilinen sürecin fitilinin ateşlendiği Tunus'ta devrim sonrasında cumhurbaşkanlığına seçilen Merzuki, Katar ve bazı Arap ülkeleri arasındaki krize ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Merzuki, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır'ın Katar'a 5 Haziran'dan itibaren uygulamaya başladıkları diplomatik ve lojistik ambargoya ilişkin, "Katar operasyonu, Arap Baharı'ndaki devrimlerin tasfiyesinin son adımıdır. Arap Baharı'nı gömme girişiminin bir parçasıdır. Baskı, zulüm ve yolsuzluğa bulaşmış Arap rejimlerinin devamı için zincirin son halkasıdır. Katar, Arap Baharı devrimlerine destek olduğu için cezalandırılıyor." dedi. Arap Baharı'nın başarısız olması için yapılanlara bakıldığında bugünkü gelişmeleri "normal" olarak niteleyen Merzuki, şunları söyledi: "Mısır, Tunus ve diğer bölgelerdeki Arap devrimlerinin başarısı eski yozlaşmış Arap rejimlerine tehdit oluşturacaktı. Eski Arap rejimleri de bu devrimlerin başarısız olması için çalıştı. Bu rejimler ve arkalarındaki İsrail, Arap Baharı'nı durdurmakta başarılı oldular. Bu da Mısır'da darbeyle, Tunus'ta gayrimeşru finansmanla, Yemen, Libya ve Suriye'de iç savaşla oldu. Eski Arap siyasal rejimleri, bekaları için büyük tehdit gördükleri Arap Baharı'na operasyon yaparak kendilerini kurtarmayı başardılar. Arap Baharı’nın başarısızlığa uğratılmasının ardından sıra bu süreci destekleyenleri temizlemeye geldi ki bunların başında Türkiye ve Katar geliyor." Türkiye'deki darbe girişimi gibi Katar'a yönelik operasyonun da başarısızlığa uğrayacağına inandığını belirten Merzuki, "Bu daha sürecek bir savaş. Bence eski Arap siyasal rejimleri için çoktan kaybedilmiş bir savaş. Türkiye'deki kalkışmanın başarısızlığa uğramasından ben çok memnunum. Öyle sanıyorum Katar'a yönelik bu girişim de başarısız olacaktır. Çünkü Katar kolay lokma değil." değerlendirmesinde bulundu. - "Arap Baharı yeniden başlayacak" Merzuki, karşı devrimlere rağmen Arap Baharı isimli sürecin mutlaka geri döneceğini dile getirdi. Eski Tunus Cumhurbaşkanı, şunları kaydetti: "Arap halklarının prangalar altında itaat etmeyi kabul ettiklerine inanılıyor ancak ben Arap Baharı'nın yeniden başlayacağına inanıyorum. Arap Baharı yeniden gelecektir, bu gün ya da yarın diyemem ama şüphesiz geri dönecektir. Çünkü Arap halkları, eski yozlaşmış rejimlerin dayanmış olduğu kabilecilik, hemşehricilik, yolsuzluk, kayırmacılık gibi unsurları kabul etme noktasından çok uzakta. Çünkü eski siyasal rejimlerdeki bu kusurlar, ekonomik gelişmeye, birlik, beraberliğe, etkin bir güç olmaya engel oluyor." - "Arap devrimlerini yok etmeye BAE liderlik ediyor" Birleşik Arap Emirlikleri'nin Arap devrimleri karşısındaki rolünü eleştiren Merzuki, cumhurbaşkanlığı döneminde BAE'nin Tunus'ta "devrim karşıtı siyasi partilere büyük finansman sağladığı, Tunus ulusal güvenlik birimlerinin konuyu araştırdığı ve raporladığı, Tunus'un bu durumdan rahatsızlığını ABD'li muhataplarına ilettiğini" anlattı. BAE'nin Türkiye'deki darbe girişimi ve bölgedeki "karşı devrim" sürecine destek olduğu iddialarına işaret eden Merzuki, "Türkiye'de malum başarısız darbe girişimi gerçekleşti. Hiç şüphesiz Türkiye'yi istikrarsızlaştırma çabalarında BAE'nin rolü var. Türkiye'ye yapılanlar Arap Baharı'ndaki duruşundan dolayı cezalandırılması ve yeni bir Arap Baharı'nın çıkmasını engellemek amacıyla yapıldı. Son bir halka kalıyor, o da Katar. Katar'ın da bu konuda tasfiye edilmesi gerekiyordu. Bugün yaşananlar da bundan ibaret." dedi. Merzuki, BAE'nin bölgedeki girişimlerini "tehlikeli" olarak nitelerken, "Şu an BAE'nin en kanlı planları Yemen ve Libya'da gerçekleşiyor. Libya'da açık bir şekilde Hafter'i destekleyerek her türlü uzlaşının ve siyasi çözümün önünü tıkıyorlar. BAE, Libya'da açık bir şekilde Hafter'e korkunç derecede silah sağlıyor. Aynı şekilde, Abu Dabi yönetimi, Yemen’in güneyindeki ayrılıkçı gruplara destek vererek ülkenin bölünmesi için çaba harcıyor. BAE tüm bölgede çok tehlikeli ve hilekar bir rol oynuyor." ifadelerini kullandı. - "Mısır bağımsızlığını kaybetti" Mısır'da da bağımsızlığını yitiren bir yönetimin iş başında olduğuna dikkati çeken Merzuki, "Mısır rejimi daima bölgede liderlik yapan bir ülkeydi, ancak ben şimdi Mısır'ın bağımsızlığını kaybettiğini ve buyruk altında bir ülke haline geldiğini görüyorum." diye konuştu. Kahire'nin Tiran ve Sanafir adalarını Suudi Arabistan'a "teslim etmesine" değinen Merzuki, "Arap dünyasını yönlendiren Mısır, şimdi Suudi Arabistan'ın talimatlarının baskısı altında. Öyle ki kendisine ait olan iki adayı Suudi Arabistan'a teslim ediyor. Bu da Mısır'ın Arap dünyasını yönlendirme ve liderliğini yapma imkanını kaybettiğini ve Suudi Arabistan'a tabi bir ülke haline geldiğini kabullendiğinin bir göstergesidir. Yozlaşmış Arap siyasal rejimleri, Mısır'a boyun eğdirerek artık herkese gücünün yeteceğinin göstermeye çalışıyor." dedi. - "Bize en çok Katar ve Türkiye yardım etti" Munsif Merzuki, Arap Baharı sürecinde devrimden sonra Tunus'a en çok yardım eden ülkelerin Türkiye ve Katar olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Ben eski Katar Emiri Hamad Al Sani ve şu anki Emir Temim'i şahsen tanıyorum. Arap dünyasındaki gelişmeler karşısındaki duruşlarının arkasındaki sır şu: Onlarda 'Arap vatanperverliği' diyebileceğimiz bir anlayış var, 'Arap milliyetçiliği' değil. Arap vatanperverliği anlayışında, Arap halklarıyla kurdukları ilişki, Arap rejimleriyle kurduklarından çok daha güçlüdür. Bu Katar'ın duruşundaki sırdır. Şimdi kendileri gibi davranmadığı için Katar'a öfkeleniyorlar. Şunu da açıkça belirtmek isterim ki cumhurbaşkanlığım döneminde bize en çok yardım eden ülkeler Türkiye ve Katar'dı. Avrupa bile bize bu iki ülke kadar yardım etmedi. Bu yüzden Türkiye ve Katar'ı selamlıyorum."